14 Nisan 2013 Pazar
Sıradan Galatasaray!
Galatasaray bırakın ligimizde dünyada en çok oyun içi alternatifi olan takımlardan. Drogba'ya mı direkt oynarsın Burak'a mı?, Selçuk mu oyun kursun Melo mu? ya da Sneijder? Eboue atağa çıksın ya da hücumcu Riera? Drogba'yı geri çek final pası versin ya da Burak'ı? Hamit mi vursun Selçuk mu? Kanata in ya da göbekten gir? Geniş alan oyna dar alan oyna? Rakip arkasına top at ya da set oyna?
Bunları yapabilecek kadro Galatasaray'daki. Peki bu takım neden bu kadar zorlanıyor? Tek sebebi yavaş oynaması. Galatasaray her ne zaman tempo yapıp, rakibin üstüne gidiyor o zaman yukarıda saydığımız meziyetleri sahaya yansıtıyor. Galatasaray yavaş oynadıkca rakibin kucağında kalıyor ve sıradan bir "takım" olmaktan çıkamıyor. Yavaş oynadığı zamanlarda belki sıradan takım olmaktan çıkamıyor ama maçı kazandırmasını bilen yıldız oyuncuları da yavaş oyun sınırlandıramıyor. Bu şekilde 3 puanı alıyor. Galatasaray Madrid'i yendiği maçta ilk yarıda sıradan bir takımken, ikinci yarıda tempoyu arttırarak kendi karakterini ortaya çıkarabildi. Belki tur gelmedi ama en azından "geliyordu"ya getirildi maç. Dün Karabük deplasmanında sıradan takım 90 dakika sahadaydı ama Sneijder gibi oyuncuların da her zaman "sıradan" kalması mümkün değil.
10 Nisan 2013 Çarşamba
14 Mart 2013 Perşembe
4 Mart 2013 Pazartesi
Beşiktaş 3 - Fenerbahçe 2 | Orta Saha Savaşı!
Meireles, Christian ve Emre 3'lüsü Fernandes, İbrahim Toroman ve Veli Kavlak 3'lüsünden üstün.

Zaten maçın başından 73. dakikasına kadar, Fenerbahçe bu üstünlüğü ile oyunu domine etti. Geriye düşmesine rağmen tempoyu ayarlayan taraftı.
73. dakikada sadece Beşiktaş'lıların değil, Galatasaray'lıların da sevineceği bir değişikliğe imza attı, Aykut Kocaman. Beşiktaş'a üstünlüğü sağlayan göbekten 2 oyuncuyu çıkarıp, (Meireles ve Christian), Onun yerine, bir sol kanat oyuncusu Caner ve göbeğe kesici olarak Topal'ı aldı.
Aykut Kocaman'ın 4-4-2'ye dönüşü Beşiktaş'ın aleyhine mi lehine mi diye düşünürken, Samet Aybaba sezonun en stratejik oyuncu değişikliğini yaptı. Veli yerine Oğuzhan'ı oyuna aldı. Maçın başında orta sahada gerek topla gerek fizik kuvvetle Fenerbahçe'ye boyun eğen Beşiktaş, sazı o dakikadan itibaren eline aldı ve rakip kaleye daha organize gitti.
Aykut Kocaman'ın Sow'u kendi yerine çekme düşüncesi mantıklı gibi gözükse de, İnönü deplasmanında Beşiktaş'la oynarken orta saha üstünlüğünü vermek akıllıca olmadı. Aykut Kocaman için bu değişim devrim niteliğinde tabii. Orta saha kurgusundan içerde anadolu takımlarına karşı bile taviz vermekten korkan bir hocanın, İnönü deplasmanında bu hamlesi cesurca.

Bu değişiklikten sonra. Yorulmuş ve her an 2. sarıdan atılma korkusunda olan Emre ile, oyuna yeni girmiş ve Fenerbahçe'nin ataklarını olgunlaştırmada sıkıntılar çeken, kesicilik özelliğini de stoperleri 3'leyerek yapabilen Topal, Oğuzhan'ın oyuna girmesi ile "hücuma yardım etmek mi yoksa savunma dayanışması mı?" sorularına cevap ararken, Fenerbahçe zorlandı. Maç bitiyor derken, Olcay Şahan'ın şahane deparı, Niang'ın müthiş pası ile müthiş bir gol geldi. İnönü'nün derbi vitrininin en sonunda bu maçın olacak olması da ayrı bir güzel.
Zaten maçın başından 73. dakikasına kadar, Fenerbahçe bu üstünlüğü ile oyunu domine etti. Geriye düşmesine rağmen tempoyu ayarlayan taraftı.
73. dakikada sadece Beşiktaş'lıların değil, Galatasaray'lıların da sevineceği bir değişikliğe imza attı, Aykut Kocaman. Beşiktaş'a üstünlüğü sağlayan göbekten 2 oyuncuyu çıkarıp, (Meireles ve Christian), Onun yerine, bir sol kanat oyuncusu Caner ve göbeğe kesici olarak Topal'ı aldı.
Aykut Kocaman'ın 4-4-2'ye dönüşü Beşiktaş'ın aleyhine mi lehine mi diye düşünürken, Samet Aybaba sezonun en stratejik oyuncu değişikliğini yaptı. Veli yerine Oğuzhan'ı oyuna aldı. Maçın başında orta sahada gerek topla gerek fizik kuvvetle Fenerbahçe'ye boyun eğen Beşiktaş, sazı o dakikadan itibaren eline aldı ve rakip kaleye daha organize gitti.
Aykut Kocaman'ın Sow'u kendi yerine çekme düşüncesi mantıklı gibi gözükse de, İnönü deplasmanında Beşiktaş'la oynarken orta saha üstünlüğünü vermek akıllıca olmadı. Aykut Kocaman için bu değişim devrim niteliğinde tabii. Orta saha kurgusundan içerde anadolu takımlarına karşı bile taviz vermekten korkan bir hocanın, İnönü deplasmanında bu hamlesi cesurca.
Bu değişiklikten sonra. Yorulmuş ve her an 2. sarıdan atılma korkusunda olan Emre ile, oyuna yeni girmiş ve Fenerbahçe'nin ataklarını olgunlaştırmada sıkıntılar çeken, kesicilik özelliğini de stoperleri 3'leyerek yapabilen Topal, Oğuzhan'ın oyuna girmesi ile "hücuma yardım etmek mi yoksa savunma dayanışması mı?" sorularına cevap ararken, Fenerbahçe zorlandı. Maç bitiyor derken, Olcay Şahan'ın şahane deparı, Niang'ın müthiş pası ile müthiş bir gol geldi. İnönü'nün derbi vitrininin en sonunda bu maçın olacak olması da ayrı bir güzel.
22 Şubat 2013 Cuma
20 Şubat 2013 Çarşamba
Galatasaray alan savunması kümeleşmeleri
Bu kümeleşmelerin beraber hareket etmeleri ve konsantrasyondan kopmamaları çok önemli. Sahadaki kadro çok ofansif gibi gözükse de aslında doğru alan savunma ile çok efektif bir hücum takımına dönüşebilir.
18 Şubat 2013 Pazartesi
Galatasaray'ın Oyun Genişliği
Galatasaray için bu sezon en büyük dert, kalabalık ortasahalı rakiplerin baskısından sıyrılamayışları. Rakip 5'li ortasahalar, Galatasaray'a oyun kuracakken baskı yaptığında, Galatasaray'ın atak olasılıkları kısıtlanıyor ve çok az sayıda rakip kalede pozisyon bulabiliyor.
Bunun en büyük nedeni, Galatasaray'ın koskoca kadrosunda sadece 1 tane çizgi ofans oyuncusu bulunması. O da Amrabat.
Bu sezon Galatasaray'da açıkta en çok oynayan oyuncular Amrabat ve Hamit'tir. Hamit oyun kurulurken, çok az kes rakip sahada çizgiye basıyor. Genelde çizgide oluşu, göbeğe yakında oluşundan az. Çizgide topla buluştuğunda ise, hep içeri kateden bir yapısı var. Bu suç değil, oyuncu profili. Bu büyük sorun. Galatasaray'ın ofansif alternatiflerini kısıtlıyor. Neden? Galatasaray göbekten oynamaya kurulmuş bir takım. En büyük hucum gücü, Burak gibi bir forvetin arkasında ona servis yapabilecek Selçuk İnan. Yeni transferler gelmeden en azından durum böyleydi. Fakat tüm hafta boyunca Galatasaray'ı analiz etmiş rakipler zaten bunun için önlemi alıyor. Selçuk'a ve yanında oynayana sıkı bir baskı, Burak'ı arkaya kaçırmamak için ezberlenmiş savunma anlayışları. Zaten büyük takım olmak bunun üstünden gelmekten geçiyor. Rakipler size önlem alıyor, siz onlara değil. Dikkat edin ki Galatasaray Şampiyonlar Ligi maçlarında çok daha fazla pozisyona giriyor. Çünkü oradaki rakipler, ligteki rakipler gibi Galatasaray'a bu denli detaylı önlemler almıyorlar, çünkü onların da önlem alınması gereken önemli oyuncuları oluyor.
Bu sıkıntıyı aşmanın en kolay yollarından biri Galatasaray'ın oyun genişliğini arttırması olacaktır. Hamit aldığı her topu içeri katetmek yerine çizgide kalmayı da denemelidir. Topu almak için kendini göbeğe atmaktan vazgeçmelidir. Aynı şey Amrabat için de geçerli. Özellikle çift forvetli düzenlerde Galatasaray'ın buna çok ihtiyacı olacak. Oyun genişliği, rakibin de düzenini bozan bir durum. Rakibi çizgiye çektikce oyunun genişliği artacak, rakip sizi savunurken daha fazla alanı parsellemek zorunda kalacak.
Hamit için çizgi oyuncusu demek pek doğru gelmiyor. Bir kanat oyuncu topla buluştuğunda içeri sürüşe geçiyorsa, orta sahanın sağ taraf oyuncusu olur en fazla. Kanat oyuncusunun aklında hep çizgiyi kullanmak olur. Amrabat da Galatasaray'a geldiğinden beri çizgiyi bir kanat oyuncusu gibi kullanmayıp, her defasında göbekten drippling yapma peşinde. Bu da Galatasaray'ın oyun genişliğini daraltan durumlardan. Riera ve Sabri kaç defa rakip korner çizgisine değiyor? Bu da Amrabat ve Hamit'in içeri karakterli oyunları ile birleşince, tıpkı son Akhisar maçında olduğu gibi, ortasahayı kalabalık tutan ve disiplinli savunma yapan takımlar Galatasaray'ın hücum alternatiflerini iyice kısıtlıyorlar.
Bunun en büyük nedeni, Galatasaray'ın koskoca kadrosunda sadece 1 tane çizgi ofans oyuncusu bulunması. O da Amrabat.
Bu sezon Galatasaray'da açıkta en çok oynayan oyuncular Amrabat ve Hamit'tir. Hamit oyun kurulurken, çok az kes rakip sahada çizgiye basıyor. Genelde çizgide oluşu, göbeğe yakında oluşundan az. Çizgide topla buluştuğunda ise, hep içeri kateden bir yapısı var. Bu suç değil, oyuncu profili. Bu büyük sorun. Galatasaray'ın ofansif alternatiflerini kısıtlıyor. Neden? Galatasaray göbekten oynamaya kurulmuş bir takım. En büyük hucum gücü, Burak gibi bir forvetin arkasında ona servis yapabilecek Selçuk İnan. Yeni transferler gelmeden en azından durum böyleydi. Fakat tüm hafta boyunca Galatasaray'ı analiz etmiş rakipler zaten bunun için önlemi alıyor. Selçuk'a ve yanında oynayana sıkı bir baskı, Burak'ı arkaya kaçırmamak için ezberlenmiş savunma anlayışları. Zaten büyük takım olmak bunun üstünden gelmekten geçiyor. Rakipler size önlem alıyor, siz onlara değil. Dikkat edin ki Galatasaray Şampiyonlar Ligi maçlarında çok daha fazla pozisyona giriyor. Çünkü oradaki rakipler, ligteki rakipler gibi Galatasaray'a bu denli detaylı önlemler almıyorlar, çünkü onların da önlem alınması gereken önemli oyuncuları oluyor.
Bu sıkıntıyı aşmanın en kolay yollarından biri Galatasaray'ın oyun genişliğini arttırması olacaktır. Hamit aldığı her topu içeri katetmek yerine çizgide kalmayı da denemelidir. Topu almak için kendini göbeğe atmaktan vazgeçmelidir. Aynı şey Amrabat için de geçerli. Özellikle çift forvetli düzenlerde Galatasaray'ın buna çok ihtiyacı olacak. Oyun genişliği, rakibin de düzenini bozan bir durum. Rakibi çizgiye çektikce oyunun genişliği artacak, rakip sizi savunurken daha fazla alanı parsellemek zorunda kalacak.
Hamit için çizgi oyuncusu demek pek doğru gelmiyor. Bir kanat oyuncu topla buluştuğunda içeri sürüşe geçiyorsa, orta sahanın sağ taraf oyuncusu olur en fazla. Kanat oyuncusunun aklında hep çizgiyi kullanmak olur. Amrabat da Galatasaray'a geldiğinden beri çizgiyi bir kanat oyuncusu gibi kullanmayıp, her defasında göbekten drippling yapma peşinde. Bu da Galatasaray'ın oyun genişliğini daraltan durumlardan. Riera ve Sabri kaç defa rakip korner çizgisine değiyor? Bu da Amrabat ve Hamit'in içeri karakterli oyunları ile birleşince, tıpkı son Akhisar maçında olduğu gibi, ortasahayı kalabalık tutan ve disiplinli savunma yapan takımlar Galatasaray'ın hücum alternatiflerini iyice kısıtlıyorlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


