Brezilya'lı tekniği başka bir dava.
19 Haziran 2013 Çarşamba
7 Mayıs 2013 Salı
Drogba Ne Yapar?
Bu sayfada bu sezon için sık sık yazdık. Galatasaray ileride top tutamıyor. Geçen seneki kadroda Necati ve Elmander bunu yapabilirken, bu sezon Umut ve Burak ikilisi "sprinter forvet" olmalarından ötürü, rakip sahada topu tutup, diğer takım arkadaşlarının gelmesine zaman kazandıramıyor ve ataklar istenilen gibi olgunlaşmadan son bulabiliyordu.
Drogba transferi olduğunda tabii ki ismi sahadaki stratejiyi düşünmemizi bir süre engelledi. Zamanla gördük ki ; o "size" ve güçteki bir oyuncunun topa basma ve hem sırtı dönük hem de yüzü dönük oynayabilme özelliğinin olması Galatasaray için aranan özellikti. Aynı zamanda bir önceki cümlede saydığımız özelliklerin üstüne servis yapabilme özelliği de eklenince, asistleri ile Burak'a inanılmaz yardımcı oldu. Sneijder'in de bu ikilinin arkasında olması, o bölgedeki hızlı oyunun sağlanmasına yardımcı oldu. Aynı zamanda Fatih Terim'in göbekte "3'lü" ye dönmesi (Hamit, Melo, Selçuk) takımın daha az pozisyon vermesi kadar Hamit'in sallanan performansını da toparladı. Drogba 3 sene önceki Drogba mı değil mi tartışılır fakat takıma nokta atışı transfer olduğu da bir gerçek.
14 Nisan 2013 Pazar
Sıradan Galatasaray!
Galatasaray bırakın ligimizde dünyada en çok oyun içi alternatifi olan takımlardan. Drogba'ya mı direkt oynarsın Burak'a mı?, Selçuk mu oyun kursun Melo mu? ya da Sneijder? Eboue atağa çıksın ya da hücumcu Riera? Drogba'yı geri çek final pası versin ya da Burak'ı? Hamit mi vursun Selçuk mu? Kanata in ya da göbekten gir? Geniş alan oyna dar alan oyna? Rakip arkasına top at ya da set oyna?
Bunları yapabilecek kadro Galatasaray'daki. Peki bu takım neden bu kadar zorlanıyor? Tek sebebi yavaş oynaması. Galatasaray her ne zaman tempo yapıp, rakibin üstüne gidiyor o zaman yukarıda saydığımız meziyetleri sahaya yansıtıyor. Galatasaray yavaş oynadıkca rakibin kucağında kalıyor ve sıradan bir "takım" olmaktan çıkamıyor. Yavaş oynadığı zamanlarda belki sıradan takım olmaktan çıkamıyor ama maçı kazandırmasını bilen yıldız oyuncuları da yavaş oyun sınırlandıramıyor. Bu şekilde 3 puanı alıyor. Galatasaray Madrid'i yendiği maçta ilk yarıda sıradan bir takımken, ikinci yarıda tempoyu arttırarak kendi karakterini ortaya çıkarabildi. Belki tur gelmedi ama en azından "geliyordu"ya getirildi maç. Dün Karabük deplasmanında sıradan takım 90 dakika sahadaydı ama Sneijder gibi oyuncuların da her zaman "sıradan" kalması mümkün değil.
10 Nisan 2013 Çarşamba
14 Mart 2013 Perşembe
4 Mart 2013 Pazartesi
Beşiktaş 3 - Fenerbahçe 2 | Orta Saha Savaşı!
Meireles, Christian ve Emre 3'lüsü Fernandes, İbrahim Toroman ve Veli Kavlak 3'lüsünden üstün.

Zaten maçın başından 73. dakikasına kadar, Fenerbahçe bu üstünlüğü ile oyunu domine etti. Geriye düşmesine rağmen tempoyu ayarlayan taraftı.
73. dakikada sadece Beşiktaş'lıların değil, Galatasaray'lıların da sevineceği bir değişikliğe imza attı, Aykut Kocaman. Beşiktaş'a üstünlüğü sağlayan göbekten 2 oyuncuyu çıkarıp, (Meireles ve Christian), Onun yerine, bir sol kanat oyuncusu Caner ve göbeğe kesici olarak Topal'ı aldı.
Aykut Kocaman'ın 4-4-2'ye dönüşü Beşiktaş'ın aleyhine mi lehine mi diye düşünürken, Samet Aybaba sezonun en stratejik oyuncu değişikliğini yaptı. Veli yerine Oğuzhan'ı oyuna aldı. Maçın başında orta sahada gerek topla gerek fizik kuvvetle Fenerbahçe'ye boyun eğen Beşiktaş, sazı o dakikadan itibaren eline aldı ve rakip kaleye daha organize gitti.
Aykut Kocaman'ın Sow'u kendi yerine çekme düşüncesi mantıklı gibi gözükse de, İnönü deplasmanında Beşiktaş'la oynarken orta saha üstünlüğünü vermek akıllıca olmadı. Aykut Kocaman için bu değişim devrim niteliğinde tabii. Orta saha kurgusundan içerde anadolu takımlarına karşı bile taviz vermekten korkan bir hocanın, İnönü deplasmanında bu hamlesi cesurca.

Bu değişiklikten sonra. Yorulmuş ve her an 2. sarıdan atılma korkusunda olan Emre ile, oyuna yeni girmiş ve Fenerbahçe'nin ataklarını olgunlaştırmada sıkıntılar çeken, kesicilik özelliğini de stoperleri 3'leyerek yapabilen Topal, Oğuzhan'ın oyuna girmesi ile "hücuma yardım etmek mi yoksa savunma dayanışması mı?" sorularına cevap ararken, Fenerbahçe zorlandı. Maç bitiyor derken, Olcay Şahan'ın şahane deparı, Niang'ın müthiş pası ile müthiş bir gol geldi. İnönü'nün derbi vitrininin en sonunda bu maçın olacak olması da ayrı bir güzel.
Zaten maçın başından 73. dakikasına kadar, Fenerbahçe bu üstünlüğü ile oyunu domine etti. Geriye düşmesine rağmen tempoyu ayarlayan taraftı.
73. dakikada sadece Beşiktaş'lıların değil, Galatasaray'lıların da sevineceği bir değişikliğe imza attı, Aykut Kocaman. Beşiktaş'a üstünlüğü sağlayan göbekten 2 oyuncuyu çıkarıp, (Meireles ve Christian), Onun yerine, bir sol kanat oyuncusu Caner ve göbeğe kesici olarak Topal'ı aldı.
Aykut Kocaman'ın 4-4-2'ye dönüşü Beşiktaş'ın aleyhine mi lehine mi diye düşünürken, Samet Aybaba sezonun en stratejik oyuncu değişikliğini yaptı. Veli yerine Oğuzhan'ı oyuna aldı. Maçın başında orta sahada gerek topla gerek fizik kuvvetle Fenerbahçe'ye boyun eğen Beşiktaş, sazı o dakikadan itibaren eline aldı ve rakip kaleye daha organize gitti.
Aykut Kocaman'ın Sow'u kendi yerine çekme düşüncesi mantıklı gibi gözükse de, İnönü deplasmanında Beşiktaş'la oynarken orta saha üstünlüğünü vermek akıllıca olmadı. Aykut Kocaman için bu değişim devrim niteliğinde tabii. Orta saha kurgusundan içerde anadolu takımlarına karşı bile taviz vermekten korkan bir hocanın, İnönü deplasmanında bu hamlesi cesurca.
Bu değişiklikten sonra. Yorulmuş ve her an 2. sarıdan atılma korkusunda olan Emre ile, oyuna yeni girmiş ve Fenerbahçe'nin ataklarını olgunlaştırmada sıkıntılar çeken, kesicilik özelliğini de stoperleri 3'leyerek yapabilen Topal, Oğuzhan'ın oyuna girmesi ile "hücuma yardım etmek mi yoksa savunma dayanışması mı?" sorularına cevap ararken, Fenerbahçe zorlandı. Maç bitiyor derken, Olcay Şahan'ın şahane deparı, Niang'ın müthiş pası ile müthiş bir gol geldi. İnönü'nün derbi vitrininin en sonunda bu maçın olacak olması da ayrı bir güzel.
22 Şubat 2013 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

