24 Ocak 2013 Perşembe

Olası Sneijder Dizilişleri





Bazı oyuncular sistemleri, stratejileri değiştirebilecek kadar yeteneklidirler. Onlar üzerine sistemler kurulur, oyun stratejileri belirlenir. Mesela Falcao. Atletico Madrid'de tüm takımın O'nu pozisyona sokmak için çabaladığını görmek güç değil.

Galatasaray Sneijder'i transfer edince de ister istemez, bu sezon taraftarlarına geçen sezonki kadar rahat maçlar izletmeyen Galatasaray takımının sistemi geliyor akıllara. Fatih Terim'in geçen sezon 4-4-2'ye geçişinden sonra Galatasaray'ın yukarı çıkışına hepimiz şahit olmuştuk. Bu sistemin Galatasaray takımını ayağa kaldırmasındaki en büyük etken, oyuncu profillerinin 4-4-2'ye daha uygun olmasındandı.

Geçen sezon Elmander'li Necati'li, Engin'li, Emre Çolak'lı takım 4-4-2 için pek bir ideal idi. Elmander ile Necati'nin ilerideki uyumları, orta sahaya yardımları, top saklayışları; Engin ve Emre'nin rakip ceza sahasına etkili koşuları ve orta sahadaki baskıları, Galatasaray'ı 4-4-2'ye uygun bir takım haline getirmişti.

Bu sezon 4-4-2 işlemiyor. Umut, Elmander ve Burak Yılmaz'lı her kombinasyon 4-4-2 için yeterli olmuyor. Galatasaray'ın bu sezonki en büyük eksikliği, forvet oyuncularının yeteri kadar topa basamaması. Umut ve Burak sprinter oyuncular olduklarından, her koşulda rakip kaleye toplu topsuz koşuları yapıp, orta saha oyuncularının daha onlara yardım etmeden topu kaybetmelerine neden oluyor. Haklarını da yemeyelim. Bu koşulardan dolayı Galatasaray şu an lider. Bu da, sistemin oyuncular için doğru olmadığını söylerken aslında aynı zamanda bu oyuncuların kalitelerini de gösterir.

Sneijder tam bir beyin. Oyunu yönlendirir, baskı yapar, uzun atar, kısa atar, iki ayağı ile mesafe tanımadan şut atar. Hem kalitesinden hem de maliyetinden ötürü bu takımın 11'inin değişilmez bir parçası olması beklenen tabii ki.

4-2-3-1, 4-3-3, 4-5-1:



Sneijder'in verimliliğini arttıracak bir diziliş gibi görünüyor. Bir yanında topu çok iyi kullanan ve tekniği yüksek Selçuk İnan, diğer yanında fiziğini iyi kullanan ve savunma yönü yüksek Melo. Sneijder bu diziliş ile kendini daha güvende hissederek, yaratıclığını rahatça sahaya yansıtabilir. Aynı zamanda, bazen takımın hem defansif hem de ofansif yükünü çekmek zorunda kalan Selçuk İnan'ın ofansif görevlerinin büyük bir kısmı Sneijder ile paylaşılacağından, Selçuk'un da saha içinde daha rahat olması muhtemel. 4-2-3-1 ile 4-3-3'ün birbirinden ayrılan önemli özelliklerin biri, ortadaki 3 oyuncunun saha içindeki stratejileri. 4-3-3 için; Sneijder, Melo ve İnan beraber bir uyum içinde hem savunmaya hem de hücuma gerekli katkıyı sağlamalılar. Aynı zamanda 4-3-3'de kanat oyuncuları da bir forvet oyuncusu kıvamında olmalı. Amrabat için bu görevler uygun olsa da, Hamit daha çok 4-2-3-1'in sağ tarafı oyuncusu 4-3-3'le kıyaslayınca. 4-5-1 ise aslında geçen sezon başındaki Fatih Terim'in tercihi. 5 orta saha oyuncusu kanat oyununundan çok içe katederek oynar. Dikine oynamayı seven Hamit, Emre Çolak ve Engin gibi kanat(!) oyuncularının seveceği bir diziliş ve strateji.


4-1-4-1:



Selçuk'un da hücuma katkısının daha çok olacağı bir diziliş. 4-2-3-1'deki Selçuk İnan'ın oyun görevleri burada daha ofansif olacaktır. Rakip ceza sahası önünde Sneijder ve Selçuk'un oluşu rakip takım için önemli tehdit olacaktır. Melo'nun bu dizilişte savunmadan top çıkarma görevinin yanında sert ve "stratejik" kesici olma zorunluluğu var. Kanat görevleri bu dizilişte 4-2-3-1'e göre daha dengeli olacaktır. Bizim yukarıda yazdığımız kadroda Hamit ve Amrabat, 4-2-3-1'e göre daha dengeli oynamak zorundalar. Yine de eğer ki Fatih Terim bu diziliş ile sahaya çıkarsa, Selçuk İnan'a orta sahaya yardımcı olması konusunda önemli uyarılarda bulunacağına eminim. Aksi taktirde; Rakibin çıkışlarında, rakibi tek başına karşılayan Melo'nun başı çok ağrıyabilir. 


 4-4-1-1:



Paint kullanma yeteneğimin nerelerde olduğunu bu dizilişleri hazırlamamdan anlamışsınızdır. Rezillik :)

Şampiyonlar Ligi için bu diziliş akla pek yatkın. Sneijder'i ikinci forvet gibi kullanabilir, hem de orta saha güvenliğini bozmazsınız. Selçuk İnan ve Melo'dan birinin orta sahadan çıkarılması sıkıntı yaratabilir. Sneijder, hem Burak'ı beslerken hem de kendine skor üretme şansı arayacaktır. Yukarıdaki bazı kanat risklerini de bu dizilişte görmek zor. Hamit Ve Amrabat daha stabil daha beklerine yardım edebilir. 


4-4-2:



Fatih Terim'in mevcut kullandığı sistemin Sneijder'lı versiyonu. Bu dizilişte Sneijder'ı ortada kullanacaksanız, ya Melo'yu ya da Selçuk'u kesmeniz gerekecektir. Risk mi? Sneijder aslında modern bir 10 numara. Temposu ve baskısı olan bir oyuncu. Fakat tabii ki yine de Melo'nun kesici özelliğini beklememek gerekir. Bu diziliş ve kadronun olması pek beklendik gibi gözükmüyor. 

13 Ocak 2013 Pazar

Sneijder Gel(me)di!

Ntvspor dün "Sneijder Galatasaray'da" 'son dakikası'nı verirken, Galatasaray cephesi "Görüşmeler devam ediyor" dedi. Demek ki Ntvspor'un haberi yalandı.

Galatasaray kulübü başkanı ve yardımcısı Sneijder konusunda olumlu adım atsalar da daha kesin bir şey olmadığını %100 bitmeden "oldu" demeyeceklerini açıkladılar.

Taraftar bu açıklamaları iyi algılayıp, "gelirse süper" fikrini benimseyip, "gelmese de yapacak bir şey yok" olayını kabullenmişlerdi.

Ntvspor'un "Sneijder Galatasaray'da" haberinden sonra ister istemez işler biraz sapıyor.

Ntvspor ülkenin en çok takip edilen spor kanallarından. Onların ağzından böyle büyük bir transferin gerçekleştiğini duyunca inanmanız pek mümkün. Taraftar inanır, heyecanlanır.

Taraftar dün son dakika haberi olan" Sneijder Galatasaray'da" haberinden sonra, Sneijder "Daha düşünmek için zamanım var" açıklamalarını yapıyor. Taraftar tabii ki hayalkırılığına uğrar.

Ülkenin en çok takip edilen spor basın organlarından biri olan Ntvspor'un daha sağlıklı haber yapması gerekir. Taraftar tabii ki inanır. Tabii sonra Sneijder "Düşüneceğim daha zamanım var" diyince hayalkırıklığına uğrar. Bilinçli taraftar bu yalan haberden sonra, yönetimine yüklenmemeli. Galatasaray cephesi hiçbir zaman "Bu transfer bitti" demedi. Bu haberlerden sonra Ntvspor güvenini yitirmiştir. Bu ne Shaqiri ne Belhanda transferini yanlış duyum üzerine açıklamaya benzer. Ntvspor, Sneijder pozisyonunun en iyi 5 oyuncusundan biriyken, daha güvenilir kaynakları kovalamalıydı.

6 Aralık 2012 Perşembe

Braga 1 - Galatasaray 2





Galatasaray, önce 4-4-2 sonra 4-5-1 sonra da 4-3-3'e dönerek maçı tamamladı. Dünya üzerinde çok az hoca maç içinde formasyonla bu kadar fazla oynayabilir. Takım ilk yarı içeri mağlup giderken, ikinci yarı oyuna aldığı Amrabat, Burak'ın kafasına topu bırakıyor, diğer oyuna giren oyuncu Aydın ise galibiyet golünü atarak Galatasaray'ı bir üst tura çıkarıyordu. Maçı değiştirecek hamleleri yapacak hoca, elindeki taşların saha içince nasıl reaksiyon vereceğini ne kadar iyi kestirebilirse, oyuna hamlesi de o kadar efektif olur. Fatih Terim bunu çok iyi yapıyor. Amrabat'ın oyuna girmesiyle o topu Burak'ın kafasına bir şekilde taşıyabileceğini öngörebiliyor. 

Maçtan sonra Fatih Terim, "Oyuncularıma ne kadar söylesem de, Manchester'ın kazanacağını ve turu geçeceklerine kendilerini inandırmışlardı, korktuğumuz başımıza geldi" gibi bir cümle kurdu. Oyuncular konusunda haklı. Ama ben kendisinin de bunu beklediğine emindim. Cluj'un Manchester'da öne geçmesi, hocayı ister istemez uyandırdı ve yaptığı hamlelerle maçı çevirdi. 

Artık Burak'ı tartışmak olmaz. Bundan sonra 1 gol atmasa bile, Galatasaray'ı bir üst tura çıkararak bana göre görevini (bonservisini çıkarttı) yerine getirdi. Ki bana göre bundan sonraki süreçte de katladığı özgüveni ile beraber Galatasaray'ın önemli bir gücü olacaktır. 

Galatasaray adına en önemli şey bu maçta, bir üst tura çıkmak kadar, deplasmanda yenik durumdan maçı galibiyete taşımak. Maçı direk 3-0 kazanmaktan çok daha fazla güven getirecektir. Galatasaray, Cluj'la deplasmanda oynadığı maçta da kalesinde golü gördükten sonra iyi reaksiyon vermişti. Bu çok önemli. Galatasaray'ın bundan sonraki rakibi kim olursa olsun çok zor olacaktır. Yenik duruma düşmesi de sürpriz olmayacaktır. Fakat Braga deplasmanında maçı çevirmek, ne olursa olsun Galatasaray'ın artık bu senaryoya nasıl reaksiyon vereceğini bilmesinden ötürü, önemli bir avantajdır. 


Bazı Notlar:


Galatasaray ile beraber; Arsenal, Celtic ve Shakhtar, Şampiyonlar Ligi'nde grup aşamasında 10 puan toplayarak bir üst tura çıkan takımlar.

Galatasaray ve Milan, Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya kalan takımlar arasında 7 gol ile en az gol atan takımlar.

Galatasaray gruplarda 6 gol yiyerek, bir üst tura çıkan takımlardan, Celtic, Shakhtar, Real Madrid, Bayern ve Arsenal'den daha az gol yemeyi başardı.

Galatasaray, ayrıca grubundaki Manchester United ile beraber kalesinde 6 gol gördü. 

3 Aralık 2012 Pazartesi

Koskoca (!) Fenerbahçe Kulübü



Koskoca Fenerbahçe kulübü diyoruz. Kendi içlerinde "biz bize yeteriz" diyorlar. Sen sana yetiyorsan, başkalarının yaptıkları ile bu kadar ilgilenmemelisin. Fenerbahçe kesinlikle kendi büyüklüğüne ve tarihine yakışmayacak davranışlar içerisinde.

Aykut Kocaman, anlamsız yere her açıklamasında Fatih Terim'e göndermeler yapıyor. Fatih Terim, bu göndermelere tecrübesinden olacak ki gayet soğukkanlılıkla cevap veriyor. 10 sene önceki Fatih Terim olsaydı, belki de olay çok daha ateşli hale gelirdi.

Neyse. "İyi ki bir UEFA kupaları var" diyenlerin, Galatasaray'ın bu kupayı fazla ciddiye aldığını söylüyorlar. Belki de doğrudur. Seneler önce gelen bir başarıyı belki fazla dillendirmiştir Galatasaray. Fakat, bir dönem Fenerbahçe'nin ezeli rakibini 6-0 yendiği maça ithafen, FB TV'de "Yer6" isimli bir program yapması, "İyi ki bir UEFA kupaları var"a tezat bir yaklaşım. Galatasaray'lılar ilk defa dışarıdan Türkiye'ye getirilmiş bir kupanın haklı gururunu dillendiriyorlar. Fenerbahçe bir maçın skoruna göre, dillendirmeyi bırakın programlar yapıyor.

Peki, skoru dinlendirdin. Senelerdir Türk futboluna büyük emek harcamış Fatih Terim'in 250. maçına çıktığı hafta, onu bu programda yer altına sokma çabası nedendir? Youtube video'su kıvamında hazırlanmış bir rezil video'yu kendi resmi TV kanalında yayınlamak, Fenerbahçe'yi yüceltiyor mu? Aynı tarz aşağılık bir video Aykut Kocaman hedef alınıp GS TV'de yayınlansaydı, eminim ki Fatih Terim buna tepkisini gösterirdi. Aziz Yıldırım başkanlığındaki bir kulübün, kendi TV kanalında böyle bir video'yu yayınlaması pek de şaşırtıcı olmamalı tabii.

18 Kasım 2012 Pazar

United B Takımı

Bizim spor basını tehlikeli.

Tamam mı devam mı Cluj maçından önce, yorumcular gazeteciler bu işin içindeki çoğu kişi, "Galatasaray'ın işi zor. Burada yenemedi orada mı yenecek?" modunda. 3-1 galibiyetle dönüldükten sonra, "Şımarıklar. Mahalle takımını yendiler diye havaya giriyorlar."

Bu bakış açısıyla olaylara yaklaşılırsa, e zaten ağzınla kuş tutsan olmaz. Maç başlamadan önce, "Çok zor." Şampiyonlar Liginde deplasmanda 3 gol atarak yurda dön, "Ee zaten Cluj mahalle takımı."

Galatasara'lı futbolcu ne yapsın? "Zor" denen maçı alıp geliyor, ertesi gün "mahalle takımını yendi" deniliyor.

Şimdi, "United yedek kadro ile gelecek." yorumları var. Futbolcu motivasyonunu öldüren yorumlar. Yensen, United'ın B takımını yeneceksin. Yenemezsen, United'ın B takımını bile yenememiş olacaksın. En iyisi okumayıp, dinlemeyeceksin.

2 Kasım 2012 Cuma

Bu Takım Nasıl Sonuncu | Şampiyonlar Liginde Şanssız Türk !

Tamam Şampiyonlar Ligi tecrübe ister. Tamam Galatasaray'ın elindeki oyuncu grubu Şampiyonlar Ligi için henüz tecrübeli değiller. Fakat buna rağmen Galatasaray bu gruptan çıkabilecek performansı gösterdi. Ujfalusi'nin sakatlığı, geçen seneki Ujfalusi - Semih ikilisinin bozulmasına neden olurken, Galatasaray yarayı buradan aldı. Bu yaraya rağmen istatistiklere baktığımızda, Galatasaray grubun sonunda olmayı hakketmiyor.

Maçları izlemeyen birine, sadece aşağıdaki istatistikleri verseniz, "Galatasaray bu grupta kaçıncı sıradadır?" diye sorsanız, muhtemelen duyacağınız en çok cevap "İlk 2" cevabıdır.

Evet istatistikler her zaman doğruyu söylemez ama bu kadar açıksa da, bazen bir şeyleri söyleyebilir. Şansızlık.


Manchester United - Galatasaray:















Galatasaray - Braga:









Galatasaray - Cluj:





Kaynak: Transfermarkt

6 Ekim 2012 Cumartesi

Galatasaray 1 - Eskişehirspor 1 | Galatasaray'daki sorun çok basit.




Galatasaray bu sezon da geçen sezonki gibi topa sahip oluyor. Her maç neredeyse %60'lara varan üstünlük ile maçları tamamlıyor. Galatasaray'ın en büyük özelliği rakip sahada topla oynamak. Bunu geçen sene de çok hızlı bir şekilde yapmıyordu fakat Elmander ve Necati uyumu Galatasaray'ın işini kolaylaştırıyordu.

Neydi bu uyum?

Necati Türkiye standartların 10 numara pozisyonunda da oynayabilecek, topla ilişkileri çok iyi olan bir forvet. Topu onla buluşturduğunuz zaman, arkadaşlarına da pozisyon hazırlayabilir, kendisi gol vuruşu da yapabilir. Aynı zamanda teknik kapasitesi yüksek olduğundan topa sahip olduğu zaman kolay kolay kaybetmez.

Elmander; güçlü ve hücumdan savunmayı başlatan bir oyuncu. Necati ile ortak özellikleri, ikisi de topu ayaklarına aldıklarında kolay kolay kaybetmezler.

Bugünkü forvetlere bakalım. Burak ve Umut. İkisi de gol vuruşu konusunda oldukça başarılılar. Necati ve Elmander'den artıları, rakip savunma arkasına iyi kaçışları. Sprinter karakterli, açık alan oyuncuları. Eksileri neler? Topla ilişkileri onlar kadar iyi değil. Topu aldıklarında kaybetme olasılıkları daha fazla. Servis yapmaktan çok dikine oynamayı severler. Açık alan oyunundaki başarıları, dar alana sıkışmış set oyunlarında geçerli değildir.

Sprinter olmak rakip savunmanın arkasına sarkma özelliğini barındırmak bir forvet için çok önemli. Fakat Galatasaray takımının ihtiyacı olan forvet tiplemeleri mi? Bizce kesinlikle değil. En azından Umut ve Burak'ın aynı anda oynaması Galatasaray adına iyi olmuyor. Elmander'in Galatasaray'ın ilk forveti, Umut ve Burak'ın ise onun yanındaki alternatiflerinden biri olması daha yararlı olacak gibi. Elmander'in sakatlığı Galatasaray'lıların beklemediği kadar zararlı olabilir.

Galatasaray topa sahip olurken, Selçuk gibi servisci oyuncuların, sete dönmüş oyunlarda Burak ve Umut'u bulmaları pek fayda sağlamıyor. Fayda sağlamaktan çok, top bu oyunculardan döndüğü zaman, Galatasaray kendi savunmasında açıklar veriyor.

Son 10 dakikaya önde giren Galatasaray'ın taraftarının tedirgin olmasındaki en büyük neden de bu zaten. Galatasaray Eskişehir sahasında topla oynuyor, zaman zaman onların ceza sahasına sızıyor, fakat bu sızışlar genellikle bir duvardan sekermişcesine Eskişehir'li oyuncuların önüne düşüyor. Eğer top tutma özelliği biraz daha üstün, sprinter forvet temasından uzak, servis özelliği de olan oyuncular Galatasaray'ın kadrosunda olsaydı, Galatasaray bugün kaybetmezdi. Umut, Burak iyi. Fakat ikisi bir anda iyi değil.